‘zülfü livaneli’ Olarak Etiketlenmiş Yazılar

zülfü livaneli belalım

Uçurum uçurum gözlerine baktığım sensin
Prangalarca boynuma takığım sensin
Dağ gölleri gibi gibi hasret çektiğim
Her gece uyku diye yattığım sensin

Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım
Gün değmemiş ormanlarda yittiğim sensin
Ömrüme ömür diye kattığım sensin
Deli deli boranlarda aç denizlerde
Teninin tuzunu canım tattığım sensin

Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım

Damga damga göğsüme vurduğum sensin
Öfke dolu şehirlerde bulduğum sensin
Yer nerede gök nerede ben neredeyim
Diye diye sınırlara geldiğim sensin

Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım


zülfü livaneli gözlerin

Düşlerin parlayıp söndüğü yerde

Buluşmak seninle bir akşam üstü

Umarsız şarkılar dudağımda bir yarım ezgi

Sığınmak, gözlerine sığınmak bir akşam üstü

Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış

Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi

Bir orman bir gece kar altındayken

Çocuksu, uçarı koşmak seninle

Elini avcumda bulup yitirmek, yitirmek

Sığınmak, ellerine sığınmak bir gece vakti

Ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek

Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken

Bir kenti böylece bırakıp gitmek

İçinde bin kaygı, binbir soruyla

Bitmemiş bir şarkı dudağında bir yarım ezgi

Sığınmak, şarkılara sığınmak bir ömür boyu

Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış

Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi

Ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek

Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken


zülfü livaneli dönen dönsün

Ela gözlüm benle gitmek dilersen
Eylen güzel eylen bile gidelim
Yel vursun erisin dağların karı
Koyun kuzu melesin de gidelim

Irak derler Karamanın ilini
Köprüsü yok geçemedim selini
Menevşe yaylanın perçem belini
Lale sümbül bürüsün de gidelim

Karacaoğlan der ki geçti ne fayda
Merhamet kalmadı yoksula bayda
Bu ayda olmazsa gelecek ayda
On bir ayın birisinde gidelim
Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kement işte boynum asarsa
İşte hançer işte başım keserse
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan

Bir gün mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz gelir orda derilir
Piri olmayanlar orda bilinir
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan

Pir Sultanım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan


zülfü livaneli güldür gül

Bugün ben pirimi gördüm
Pirin eşiği güldür gül
Eğildim yüzümü sürdüm
Pirin eteği güldür gül

Gülden terazi yaparlar
Gülü gül ile tartarlar
Gül alırlar gül satarlar
Çarşı pazarı güldür gül

Gülden değirmeni döner
Nun ile gül üğünür
Akar arkı döner çarkı
Bendi pınarı güldür gül

Gel ha, gel ha, can
Hatayi dostun nefesi güldür gül
Şu öten garip bülbülün
Derdi figanı güldür gül


Sayfalar :123»